kızarmış ekmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kızarmış ekmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2007 Çarşamba

Ekmeğin esmeri vitamin deposu

Karbonhidrat ve protein kaynağı olan ekmek, beslenme programı içerisinde yer alması gereken önemli bir besindir.


Ekmeğin beyazı yerine kepeklisi, çavdarlısı, tam tahıllısı tercih edilmelidir.

Diyet sözcüğü gündeme geldiğinde tüketiminden vazgeçilen ilk besin hiç şüphesiz ekmektir. Peki, insanların gerçekten kilo almasına neden olarak gördükleri ve diyetlerinden ilk çıkardıkları besin olan ekmek, gerçekten kilo alma üzerinde bu kadar etkili midir? Ne miktarda tüketilmedir?

Ekmek, buğday, mısır, çavdar ve arpa gibi tahılların unlarına maya, katkı maddesi, tuz ve suyun belli oranlarda karıştırılıp yoğrulması ve hamurun belli bir süre mayalandıktan sonra pişirilmesiyle elde edilen temel bir besin maddesidir.

Türkiye'de, insanların gündelik hayatlarında tükettikleri enerjinin yüzde 66'sı tahıllardan ve bu oranın yüzde 56'lık kısmı yalnız başına ekmekten karşılanmaktadır.

Üç bölümden oluşuyor

Karbonhidrat ve protein kaynağı olan ekmeğin beyaz, kepek, çavdar, mısır, tam tahıllı, çok tahıllı gibi pek çok çeşidi bulunmaktadır. Tahıl tanesi öz, kepek ve endosperm olmak üzere 3 bölümden oluşur.
B grubu vitaminleri, çinko, magnezyum, selenyum, krom gibi mineraller, lif, fenol, fitat, saponinler gibi maddeler öz ve kepek bölümlerinde daha çok bulunur. Endosperm daha çok nişasta ve proteinden oluşmuştur. Öğütme işlemi sırasında beyaz ekmek, B grubu vitaminleri ve mineraller açısından oldukça fakir hale gelir.

Beyaz ekmekle tam tahıl ekmeği arasındaki farklar

Beyaz ekmek besin öğesi içeriği bakımından tam tahıllı ekmeğe göre oldukça fakirdir. Tam tahıl ekmeği posa, E vitamini, selenyum, demir, magnezyum, çinko ve B vitaminleri gibi öğeler bakımından zengindir.

Beyaz ekmek üretilirken posa kaybı olur. Posa kronik hastalık riskini azaltan, kabızlığa, hemoroit ve divertiküllere, kolon ve meme kanseri başta olmak üzere bazı kanserlere karşı koruma sağlayan, kötü kolesterolü düşürerek kalp hastalığı riskini azaltan, kan şekerinin dengelenmesini sağlayan, kalorisi olmadığı için rahatlıkla tüketilebilen önemli besin öğesidir.

Beyaz ekmeğin glisemik indeksi yüksektir. Glisemik indeksi yüksek olan besinler hızlı emilir, hızla kana karışır ve sonrasında açlık hissi gelişir, yeniden yemek yeme ihtiyacı hissedilir.

Tam tahıl ekmeği kalp hastalıkları, kanser ve diyabet riskini azaltan pek çok bileşeni de içerir. Tam tahıl ekmekleri, hem pek çok kronik hastalığı önlediğinden hem de zayıflama diyetlerinde tokluk hissi sağladığı için beslenmemizde sıklıkla kullanılmalıdır.

Sonuç olarak ekmek, getirdiği yararlar nedeniyle beslenme programı içerisinde yer alması gereken önemli bir besindir.

Ancak beyazı yerine kepeklisi, çavdarlısı, tam tahıllısı gibi sağlık aşısından daha yararlı olanları tercih edilmelidir. Fazla tüketim aşırı enerji alımına neden olacağı için, her birey ihtiyacı kadar tüketmeye çalışmalıdır.

5 Temmuz 2007 Perşembe

Mide Dostu Yiyecekler

NELER YİYEBİLİRSİNİZ ?

Karnabahar: Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından korur.
Lahana: Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde doğrayıp salata yapın. .
Patates: Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup katı meyve presinde suyunu
sıkın. Su, havuç suyu ya da kereviz suyu ile karıştırıp için.
Elma sirkesi: Salatalarda ya da mezelerde elma sirkesi kullanın.
Maden suyu: Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor.
Ispanak: Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yapraklarını salata olarak yiyin.
Zeytinyağı: Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini azaltıyor ve yağların
sindirimi için safra salgısını artırıyor.
Muz: Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz yemek, midedeki yanma hissini
ortadan kaldırabilir. Muz, mide enzimleri ve hücrelerinin üretimini de artırıyor.
Kızarmış ekmek: Midenin salgıladığı aşırı asidi kurutarak yanma hissini gideriyor