burun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
burun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2007 Çarşamba

Burun Hastalıkları

Kulak, boğaz, burun uzmanlık dalı kapsamına giren burun hastalıkları, burun derisinin fazla alkollü içki kullananlarda görülen ve yağ bezlerinin büyümesi sonucu yer yer kabartılı bir görünüme yol açan rinofima hastalığından, burnun iç zarının yangılarına dek birçok hastalıkları ve bozuklukları kapsar.

Tıp dilinde rinit denilen burun yangıları alerjik, atrofik (burun mukoza zarının körelmesi), mantara bağlı, virüs ve bakterilerin etkisiyle oluşmuş rinitler olarak çeşitli türlere ayrılırlar. Burun boşluklarının iç yüzeyini döşeyen mukoza zarın ufak bir kesecik meydana getirecek şekilde uzaması sonucu oluşan burun polipleri, eğer boynuzcukların üstünde meydana gelmişlerse, yerinden alındıktan sonra genellikle yeniden oluşmazlar. Buna karşılık burun sinüslerinde oluşanların yeniden belirme olasılığı yüksektir. Orta boynuzcuğun arka bölümünde oluşan ve Ewing’in epitelyum papilomu denilen polip, zamanla kötü bir ur şekline dönüştüğünden Özel bir önem taşır.

Burun ve kemik boşlukları (sinüsler) urları, genellikle birlikte ele alınırlar. Burun deliklerinde, deri ile mukoza zarının birleştiği yerde oluşan bazal hücreli urlar ve burun bölmesinde oluşan damar uru olan anjiyom, en sık görülen urlardır. Bu urlar genellikle burun kanamasına yol açarlar. Burun bölmesinden oluşan anjiyomların kesilip alınmasından sonra, çıkarıldıkları alandaki kıkırdak bölmenin de elektrikli bir aygıtla dağlanması gerekir.

Dev hücreli urlar, kemikleşen fibromlar ya da sarkomlar, burun ve sinüslerin kötü urlarıdır. Bunlar hızla büyüyerek sinüsleri, burun boşluklarını tıkarlar. Bazen damakta tükürük bezlerini andıran yapıda bir ur oluşur ve burun sinüs boşluklarına kadar uzanır. Karmaşık urlar denilen bu burun urları, tükürük bezlerinden oluşan ve mikroskobik yapıları açısından bunlara benzeyen urlardan daha tehlikelidirler. Burnun mukoza zarından oluşan epitel hücreli urlar yavaş gelişmekle beraber, kötü gelişim gösteren urlardır.

Burun Tıkanıklığı

Burun tıkanıklığı, nefes almada zorluk çekme insanlığın en eski şikayetlerinden biridir. Bazıları için bu çok önemli olmasa bile kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker. Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer noktalarda olabilmektedir. Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda bu ortak noktalar artmaktadır.

YAPISAL NEDENLER

Bu sınıf içinde burnun ve ince bir kıkırdaktan oluşan ve burnu iki ayrı bölüme ayıran burun septumunun bozuklukları incelenir. Bu bozukluklar genellikle insanın hayatında geçirdiği herhangi bir kaza sonucu oluşmaktadır. Kaza çocukluk çağında olmuş olabileceği gibi unutulmuş bile olabilir.

Yeni doğan bebeklerin yüzde yedisinde doğum esnasında burun zedelenmesi olabilmektedir. Şu bir gerçektir ki insan, hayatı boyunca en az bir kere burnunu bir yere çarpar. Bu nedenlerden dolayı burun deformiteleri ve septum deviasyonları çok sık görülen nedenlerdir. Eğer bunlar soluk almayı güçleştirirse cerrahi olarak düzeltilebilir.

Çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Bu bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde burnun arkasında yer alan bir dokudur. Bu problemi olan çocuklar geceleri sesli nefes alırlar, hatta horlarlar. Bunun yanı sıra bu çocuklar sürekli olarak ağızlarından nefes alırlar, yüzlerinde bir mutsuzluk ifadesi vardır. Hatta dişlerinde de bozukluklar söz konusu olabilir. Geniz etini almaya yönelik cerrahi girişimler önerilebilir.

Bu kategori içinde yer alan başka nedenler arasında burun tümörleri ve yabancı cisimler de vardır. Çocuklar küçük parçacıkları burunlarına sokma eğilimindedir. Bunlar düğme, çengelli iğne, oyuncak parçaları, bezelye ve nohut olabilir. Tek taraflı kötü kokulu akıntı hissettiğinizde dikkatli olun. Çünkü bu yabancı cisim tarafından tıkalı bir burnun uyarısı olabilir. Bu durumda muhakkak bir doktora başvurulmalıdır.

ENFEKSİYON

Normal bir insan yılda ortalama bir iki kez soğuk algınlığı geçirebilir. Bu gençlerde daha fazla, bağışıklık sistemi gelişmiş yaşlı kişilerde ise daha azdır. Soğuk algınlığı virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Bazı virüsler hava yoluyla geçerken çoğunlukla el burun yoluyla bulaşır. Virüs bir kere buruna yerleşince vücutta bulunan histamin adında bir kimyasal maddenin salgılanmasına neden olur.

Bu madde sonucunda buruna giden kan miktarında belirgin bir artış gözlenir. Sonuç olarak burun zarları şişer. Diğer taraftan burun zarlarından sıvı salgılanması da artar. Antihistaminikler ve dekonjestanlar bu şikayetlerin azaltılması için kullanılabilir. Fakat soğuk algınlığı zaman içinde kendi kendine geçer.

Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalır. Bu da soğuk algınlığı sırasında neden sıklıkla burun ve sinüs enfeksiyonu görüldüğünü açıklar. Burun akıntısı berrak görünümünden sarı veya yeşile dönerse bu bakteriyel enfeksiyonu gösterir ve muhakkak doktora başvurulmalıdır.

Ani sinüs enfeksiyonlarında burunda tıkanıklık, Koyu bir akıntı, hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yanaklarda ve üst dişlerde, gözler arasında ve gerisinde veya üzerinde ağrı ve hassasiyet bulunur. Kronik sinüs enfeksiyonları ağrı yapabilirde yapmayabilir de. Fakat burun tıkanıklığı ve burun akıntısı sürekli vardır. Bazı hastalarda sinüslerden polip denilen yapılar gelişir. Hastalık aşağı hava yollarına da yayılarak kronik öksürük, bronşit ve astıma neden olabilir. Akut sinüzit genellikle antibiyotik tedavisine cevap verir, kronik sinüzit için ise genellikle cerrahi tedavi önerilir.

ALLERJİ

Saman nezlesi allerjik rinite verilen isimdir. Allerji ; yabancı bir cisim, polen, ev tozu akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı oluşan aşırı enflamasyon yanıtıdır. Bazen besinler de rol oynamaktadır. Polenler ilkbaharda veya sonbahar da sorun yaratırlar. Bunun yanında ev tozu bütün bir yıl boyunca rahatsız edebilir. Bunun ideal tedavisi şikayetlere neden olan şeylerden uzak durmaktır. Ancak çoğu zaman bu pratik değildir.

Allerjik hastalarda, soğuk algınlığında olduğu gibi, vücutta histamin salgılanmasına neden olan parçacıklar sonucunca burun tıkanıklığı ve akıntısı oluşur. Antihistaminik ilaçlar histaminin etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırılabilir. Dekonjestanlar genişlemiş kan damarlarnı büzerek burnun açılmasını sağlarlar. Antihistaminiklerin büyük çoğunluğu uykuya meyli artırırken dekonjestanlar tam bunun aksi olarak uyarıcı etki gösterir. Bu nedenle bu ilaçları bir arada kullanmak en doğru seçim olacaktır.

UYARI

Antihistaminik kullanırken uykuya meyili olanların otomobil kullanmaları veya tehlikeli işlerde çalışmaları çok sakıncalıdır. Dekonjestanlar kalp hızını ve kan basıncını artırdıkları için yüksek tansiyonu, kalbin ritim bozukluğu, glokomu ve idrara çıkmada zorluğu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hamileler alacakları herhangi bir ilaç için mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.

Kortikosteroidler (Kortizon) birçok allerjik hastada belirgin bir şekilde etkindir ancak bilinen yan etkilerinden dolayı muhakkak doktor kontrolunda kullanılmalıdır. Bunun yanında bu ilaçlar burun spreyi olarak kullanıldıklarında da etkilidirler ve bu kullanım şekli daha güvenlidir.

Allerji iğneleri en spesifik tedavi yöntemidir ve yüksek düzeyde başarıya sahiptir. Bazan hastanın hangi maddelere karlı allerjik oluşunu anlamak için kan ve deri testleri yapılır. Doktor tedavinin başlangıç şemasını belirleyecektir. Bunlar genelde enjeksiyonlar şeklinde olacaktır. Bu tedavi insandaki antikorları bloke ederek allerjik reaksiyonun önlenmesi yoluyla etki gösterir. Birçok hasta ilaçların yan etkilerinden dolayı enjeksiyonu tercih eder. Allerjisi olan hastaların sinüs enfeksiyonu olma eğilimleri daha da artmışdır.

VAZOMOTOR RİNİT

Rinit burunun ve burun zarlarının enflamasyonu demektir. Vazomotor kan damarları ile ilgili demektir. Burun zarları çok miktarda genişleme ve daralma yeteneğine sahip atar damar, toplar damar ve kılcal damarlara sahiptir. Normalde bu damarların yarısı açık yarısı kapalıdır. Fakat kişi ağır egzersiz yapıyorsa uyarıcı etkili hormonların (adrenalin) salgılanması artar. Adrenalin damarların büzülmesine neden olur. Bunun sonucunda zarlar büzülür, hava yolu açılır ve kişi daha rahat nefes alır.

Bunun tam tersi allerjik atakta veya kişi soğuğa maruz kalınca gelişir. Kan damarları genişler ve burun tıkanır. Allerji ve enfeksiyonlara ek olarak bazı başka nedenler de burun damarlarının genişlemesine sebep olarak vazomotor rinite yol açar. Bunlar arasında stres, tiroid foksiyonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları ve dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun kullanılması sayılabilir.

Bütün bu nedenlerin başlangıcında burun tıkanıklığı geçici ve geri dönebilir niteliktedir. Yani neden ortadan kaldırılırsa hastalık düzelecektir. Bunun yanında eğer yeterince uzun sürerse bu sefer de kan damarları elastikiyetini kaybedecek ve olay geri dönülmez bir duruma dönüşür. Varisleşmiş damarlara benzerler. Hasta sırt üstü yattığında veya bir tarafına döndüğünde aşağı kısımları kanla dolar.

Burun Yangısı

Genellikle burunda sulu, akışkan ya da mukus ve akışkanlığı az bir akıntı oluşmasına yol açan yangı; virüsler bakteriler ya da alerjik tepkilere yol açan etkenler tarafından oluşturulur. Burun akıntısına tıp dilinde rinore denilir. Burun yağısına ise rinit adı verilir. Burnun iç yüzeyini kaplayan mukoza zarının yangı sonucu şişmesi, buruna açılan ve sinüs denilen kemik boşluklarının deliklerini de tıkayabilir. Bu durumda sinüzit, yani bu kemik boşluklarının yangısı oluşur.

Saman nezlesi alerjik bir burun yangısıdır. Hasta, özellikle ilkbaharda havada uçuşan çiçek tozlarını koklayınca. sürekli olarak hapşırmaya başlar, burun mukoza zarı şişip kızarır, burnu akar. Bu durumun giderilmesi için, hangi çiçeğin tozuna karşı alerji bulunduğu saptanır ve hasta bu tozun gittikçe yoğunlaşan eriyiklerinin şırınga edilmesi yöntemiyle tedavi edilir.

İtalya’da 1971′de piyasaya sunulmuş olan disodyum kromogiikat adlı bir maddenin bu hastalıkta koruyucu bir etki gösterdiği ileri sürülmektedir. Perennial rinit ev tozlarına, evcil hayvanların tüylerine karşı oluşan alerjik bir burun yangısıdır. Vazomotor rinit ise. daha çok psikolojik etkenlerle oluşan bir burun yangısıdır.

4 Temmuz 2007 Çarşamba

Kulak, burun, boğaza yabancı cisim kaçtığında

Kulak, burun, boğaza yabancı cisim kaçtığında

Yabancı cisimler, özellikle çocukların kulak, burun , boğaz ve yemek borusu veya solunum yollarına kaçabilirler . Bu yabancı cisimler çoğu kez çocukların oyuncak parçaları, çevrede buldukları boncuk, toka, bozuk para, dikiş yada toplu iğne gibi cisimleri ağız yada burunlarına sokmaları ile ciddi olabilecek acil sorunlara yol açabilirler. Dr. Erhun Şerbetçi kulak, burun ve boğaza yabancı cisim kaçtığında yapılması gerektiğini Mynet okurları için yazdı.

Erişkinlerde bu türden sorunlara çoğu kez kazara yada şakalaşırken yada zihinsel gerilik veya nörolojik hastalıkların varlığında rastlanılır. Herhangi bir maddenin özellikle burun boğaz yollarına kaçması halinde bir an önce çıkarılması gerekir.

Kulakta Yabancı Cisimler:

Yabancı cisimler genellikle kulak kanalında bulunurlar. Kulak kanalına çocuğun itebileceği herhangi bir cisim sokulmuş olabilir. En sık rastladığımız maddeler :

-yiyecek maddeleri, meyve çekirdekleri, kuru yemişler

-böcekler

-oyuncaklar ve parçaları

-düğme ve boncuklar

-mum boya parçaları

-küçük piller

Çocukların kendi veya arkadaşlarının kulaklarına sokabilecekleri yabancı cisimler dış kulak yolunda basit zedelenmeler yapabileceği gibi kulak zarında delinme, orta kulak hasarı gibi büyük zararlara da yol açabilir.

Çocukların kulaklarına bir şeyler sokma sebepleri, sıkıntı, merak veya arkadaşlarını taklit olabilir. Bazen çocuk oyun esnasında arkadaşının kulağına bir şey sokabilir. Böcekler kulak kanalına kaçabilir ve hasar verebilirler. Ayrıca kronik dış kulak yolu hastalığı olan çocukların kulaklarına bir şeyler sokma eğilimleri vardır.

Kulakta yabancı cismin belirtileri nelerdir ?

Bazen kulaktaki yabancı cisimler herhangi bir belirti vermeyebilir. Bazı nesneler , örneğin yiyecek maddeleri veya böcekler ağrı, kızarıklık veya akıntıya yol açabilir. İşitme azlığı, cismin kulak kanalını ne kadar tıkadığına bağlıdır.

Kulaktaki yabancı cisimlerin tedavisi:

Kulaktaki yabancı cismin tamamen kulaktan çıkarılması tedavinin esasını oluşturur. Özellikle yuvarlak cisimleri tutarak çıkarmak zordur. Tutmaya çalışıldığında daha derine kaçabileceğinden KBB Uzmanı tarafından çıkarılması önerilir.

Kulak kanalındaki cismi çıkarmak için aşağıdaki yöntemler, doktor tarafından uygulanabilir:

-Kulağa sokulan çeşitli aletlerle cismin arkasına geçilerek dışarı çekmeye çalışılır.

-Aspiratör ile vakumla çekilebilir

-Mikroskop eşliğinde çeşitli tutacaklarla çıkarılabilir

Yabancı cisim çıkarıldıktan sonra her iki kulak tekrar değerlendirilir. Çünkü bazen çocuklar her iki kulağa da bir şeyler sokmuş olabilirler. Kulak kanalı zedelenmişse antibiyotikli damlalar kullanılabilir.

Burunda yabancı cisimler:

Çocuğun burnuna sokabildiği yabancı cisimler genellikle yumuşaktırlar. Bunların arasında kağıt mendil, toprak, oyuncak parçaları, silgi sayılabilir. Bazen çocuk bir şeyleri koklamaya çalıştığında da burnuna kaçabilir. Genellikle çocuklar sıkıldıklarında, meraklandıklarında veya başka çocukları taklit ettikleri zaman burunlarına maddeleri sokarlar.

Burunda yabancı maddenin belirtileri nelerdir ?

Burunda yabancı cismin en sık belirtisi burun akıntısıdır. Genellikle objenin olduğu taraftan, kötü kokulu, iltihaplı veya kanlı akıntı görülebilir.

Burunda yabancı cisimleri tedavisi:

Tedavide doktor tarafından yabancı cismin burundan çıkarılması esastır. Bazen çocukların burnundan cismi çıkarabilmek için çocuğun sakinleştirilmesi gerekebilir. Bu durumda, hastane koşullarınd,a problemin boyutuna göre, çocukla anlaşarak uygulama yapılır. KBB uzmanı aşağıdaki yöntemlerle çocuğun burnundan cismi çıkaracaktır:

-Metal uçlu aspiratörler ile vakumlayarak çekmek

-Cismin arkasına ulaşan aletlerle çekerek çıkarmak

-Endoskopik görüntüleme eşliğinde tutarak çekmek

Eğer cisim çok derindeyse ileri itip, ağza düşürerek çıkarılabilir. Fakat bu yöntem, cisim çocuğun soluk borusuna kaçma riski taşıdığından, deneyimli ellerce uygulanmalıdır. Cisim çıkarıldıktan sonra duruma göre burun damlaları veya antibiyotik reçete edilebilir.

Solunum yolunda yabancı cisim:

Solunum yollarında yabancı cisim hızlı tedavi gerektiren acil bir durumdur. Yabancı cisim aşağıya doğru daralan solunum yollarında sıkışarak akciğerlerin herhangi bir bölümünü tıkayabilir. Solunum yollarında yabancı cisim, 5 yaş altı çocuklarda ev kazalarına bağlı ölüm nedenlerinin 9%'unu oluşturmaktadır.

Diğer bölgelerin yabancı cisim problemleri gibi, çocuklar sıkıldıklarında veya meraklandıklarında ağızlarına bir şeyler sokmaya eğilimlidirler . Böyle bir durumda yabancı cisim yemek borusu yada nefes borusuna kaçabilir. Nefes borusuna kaçması halinde durum daha acil ve önemlidir. Ayrıca yemekler dişleri tamamlanmamış çocuklarda, yemeğin düzgün çiğnenememesi nedeniyle, tıkanma sebebi olabilir. Ayrıca çocukların ağız ve dil hareketlerinin koordinasyonunun tam gelişmemiş olması da problemlere yol açabilir.

7 ay ile 4 yaş arası çocukların aşağıda sayılanlar gibi küçük cisimlerle boğulma riskleri vardır:

-tohumlar

-oyuncak parçaları

-üzüm tanesi

-bozuk para

-çakıl taşı

-fındık

-düğme

-Toplu iğne , dikiş iğnesi

Çocuklara bu nedenle yakından göz kulak olunmalıdır.

Solunum yollarında yabancı cismin belirtileri nelerdir ?

Yabancı cismi soluk borusuna kaçması acil tedavi gerektirir. Her çocuğun belirtileri farklı olabilmekle birlikte, çocuğun yabancı cisim nedeniyle tıkandığının en sık belirtileri şunlardır:

-nefesinin kesilmesi, tıkanması, morarma , öğürme

-öksürük

-nefes alıp verirken ıslığa benzer bir ses olması (ötme sesi)

Bazı durumlarda başlangıçtaki, yukarıda sayılan belirtiler hafiflese de yabancı cisim halen solunum yollarını tıkıyor olabilir. Bu durumda tıkanmanın diğer belirtileri de bilinmelidir:

-hırıltılı solunum

-kötüleşen öksürük

-çocuğun konuşamaması

-boğaz veya göğüste ağrı olması

-ses kısıklığı

-dudaklarda morarma

-nefes alamama

-çocuğun bilincini kaybetmesi

Solunum yollarındaki yabancı cisimlerin tedavisi:

Sorunun ciddiyeti ve tedavisi hava yolundaki tıkanıklığın derecesine bağlıdır. Eğer çocuğun tıkanması tam ise, çocuk nefes alamayacak, konuşamayacak ve dudakları moraracaktır. Bu durum acil müdahale gerektirdiğinden hemen acil servise başvurulmalıdır. Bazen yabancı cismin çıkarılabilmesi için ameliyat gerekebilir. Diğer hafif bulguların görüldüğü konuşabilen ve nefes alabilen çocuklar, zaman kaybetmeden hastaneye götürülmelidirler.

Yemek borusu yabancı cisimlerinin belirtileri ve tedavisi :

Yemek borusuna takılan yabancı cisimler çoğu kez daha az gürültülü bir klinik tabloya yol açarlar. Çocuklar ellerine geçen pek çok şeyi ağızlarına gördüklerinden çevrelerinde bu tür yutulabilecek cisimler bırakmamak çok önemli bir korunma sağlar . Eğer yutulan yabancı cisim yemek borusu çapından daha büyük ise yemek borusunda takılı kalır . Hastada yutkunma güçlüğü boğaz ağrısı, nefes darlığı gibi şiddetleri değişebilen belirtiler ortaya çıkabilir.

Yemek borusu yabancı cisimleri de mutlaka hastaneye başvurmayı gerektirir . Bu cisimler cinslerine , büyüklüklerine ve takıldıklara yere bağlı olarak basit yada ameliyathaneyi gerektiren önlemlerle çıkartılırlar.